TIMES HIGHER EDUCATION (THE) 2026 SIRALAMASINDA EĞİTİM FAKÜLTELERİMİZİN DİKKAT ÇEKİCİ BAŞARISI

Times Higher Education (THE) Dünya Üniversite Sıralamaları, üniversiteleri eğitim-öğretim kalitesi, araştırma hacmi ve etkisi, atıf performansı ve uluslararası görünürlük gibi çok boyutlu ölçütler temelinde değerlendiren, uluslararası alanda en saygın ve referans kabul edilen yükseköğretim sıralama sistemlerinden biridir. Özellikle alan bazlı sıralamalar, üniversitelerin belirli disiplinlerdeki akademik yeterliliklerini, araştırma kapasitelerini ve küresel etki düzeylerini ortaya koyması bakımından yükseköğretim politikaları ve kalite güvencesi süreçleri açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.

Eğitim bilimleri alanı, öğretmen yetiştirme politikaları, pedagojik yenilikler, öğrenme-öğretme süreçlerinin niteliği ve toplumsal gelişime etkisi nedeniyle uluslararası sıralamalarda ayrı bir öneme sahiptir. Eğitim bilimleri alanındaki akademik üretkenliğin; nitelikli öğretmen yetiştirme, yaşam boyu öğrenme, kapsayıcı eğitim ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle doğrudan ilişkili olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda THE 2026 Alan Bazlı Sıralaması’nda “Eğitim Bilimleri” alanında Türkiye’den 44 üniversitenin ilk 1000 içerisinde yer alması, Türk yükseköğretim sisteminin eğitim bilimleri alanında uluslararası ölçekte artan görünürlüğünü ve akademik rekabet gücünü ortaya koyan önemli bir başarı olarak değerlendirilmektedir.

Şekil 1. Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralamasında Türk Üniversiteleri

Şekil 1’de Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarına göre, Türk üniversiteleri Eğitim Bilimleri alanında küresel ölçekte önemli bir yükseliş elde ettiği görülmektedir. Dünya üniversitelerinde alan bazlı yapılan sıralamalarda ilk 300’de 3, ilk 500’de 7, ilk 1000’de 44 Eğitim Bilimleri yer alarak dikkat çekici bir başarı elde etmiştir.  Alan bazında Eğitim Bilimleri adeta lokomotif görevi üstlenmiştir. Eğitim Bilimlerini sırasıyla Mühendislik, Tıp ve Sağlık, Sosyal Bilimler, İşletme ve Ekonomi, Bilgisayar Bilimi, Yaşam Bilimleri, Sanat ve Beşerî Bilimler, Psikoloji takip ettiği belirlenmiştir.

Şekil 2. Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralamasında Türk Üniversiteleri

Şekil 2’de Times Higher Education’da (THE) Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralamasında Eğitim Bilimleri’nde ilk 1000’de yer alan üniversitelerimiz yer almaktadır. Şekil 2’de Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan alan bazlı dünya üniversiteleri arasında ilk 300’de Eğitim Bilimleri sıralamasında Orta Doğu Teknik, Boğaziçi ve Hacettepe Üniversitelerinin; ilk 500’de Ankara, Gazi, İnönü ve Yıldız Teknik Üniversitelerinin; ilk 800’de Anadolu, Atatürk, Bahçeşehir, Bartın, Ege, İstanbul Aydın, Adıyaman, Akdeniz, Aksaray, Aydın Adnan Menderes, Balıkesir, Bolu Abant İzzet Baysal, Burdur Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale Onsekiz Mart, Çukurova, Dokuz Eylül, Erciyes, Gaziantep, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Karamanoğlu Mehmet Bey, Kastamonu, Kırşehir Ahi Evran, Kocaeli, Marmara, Necmettin Erbakan, Ondokuz Mayıs, Pamukkale, Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya, Tokat Gaziosmanpaşa, Uşak, Zonguldak Bülent Ersoy Üniversitelerinin; ilk 1000’de Bursa Uludağ, Eskişehir Osmangazi, Mersin, Muğla Sıtkı Koçman ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitelerinin yer aldığı görülmektedir.

Sonuç ve Değerlendirme

Times Higher Education tarafından açıklanan alan bazlı dünya üniversiteleri sıralamasında Türk üniversitelerinin Eğitim Bilimleri alanında elde ettiği sonuçlar, Türkiye’nin bu alandaki akademik kapasitesinin ve uluslararası görünürlüğünün giderek güçlendiğini ortaya koymaktadır. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin dünya genelinde ilk 100 içerisinde yer alması, Boğaziçi ve Hacettepe Üniversitelerinin ilk 300’de konumlanması ve çok sayıda üniversitenin ilk 500 ve ilk 1000 içerisinde temsil edilmesi, eğitim bilimleri alanında kuramsal üretim, araştırma çıktıları ve bilimsel etki bakımından önemli bir birikime ulaşıldığını göstermektedir.

Söz konusu başarının dikkat çekici yönlerinden biri, yalnızca köklü ve büyük ölçekli üniversitelerle sınırlı kalmaması, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yer alan üniversitelerin de küresel ölçekte rekabet edebilir akademik performans sergilemesidir. Bu tablo, Türkiye’de eğitim bilimleri alanındaki araştırma ve yayın kültürünün coğrafi olarak yaygınlaştığını, akademik üretimin belirli merkezlerde yoğunlaşmak yerine ülke geneline yayıldığını ortaya koymaktadır. Niteliksel derinlik ile niceliksel çeşitliliğin bir arada görülmesi, Türk yükseköğretim sisteminin bu alandaki yapısal olgunluğunu yansıtan önemli bir göstergedir.

Eğitim bilimleri alanında elde edilen bu uluslararası başarı, yalnızca üniversitelerin akademik sıralamalardaki konumları açısından değil; öğretmen yetiştirme süreçlerinin niteliği, öğretmen yeterliklerinin geliştirilmesi ve eğitim politikalarının bilimsel temellere dayandırılması açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Eğitim fakültelerinde yürütülen araştırmaların uluslararası ölçekte görünürlük kazanması, öğretmen eğitiminde güncel kuramsal yaklaşımların ve yenilikçi pedagojik modellerin güçlenmesine katkı sunmaktadır. Bu durum, uzun vadede sınıf içi öğretim kalitesinin artırılmasına, öğretmenlerin mesleki donanımlarının güçlendirilmesine ve eğitim sisteminin bütüncül niteliğinin yükseltilmesine zemin hazırlamaktadır.

Eğitim bilimleri alanında elde edilen bu uluslararası başarı ve ivmelenme, Türkiye’deki mevcut öğretmen yetiştirme sistemine yönelik yaklaşımın da yeniden değerlendirilmesine ve güçlendirilmesine önemli bir zemin oluşturmaktadır. Akademik araştırma kapasitesi artan eğitim fakülteleri, öğretmen yetiştirme süreçlerinde kuramsal bilgi ile uygulama arasındaki ilişkiyi daha bütüncül biçimde ele alma imkânı bulmakta; program içerikleri, öğretim yöntemleri ve ölçme-değerlendirme yaklaşımları bilimsel kanıtlara dayalı olarak güncellenebilmektedir. Bu gelişme, öğretmen adaylarının yalnızca alan bilgisiyle değil, pedagojik yeterlik ve araştırma okuryazarlığı gibi çağdaş mesleki yeterliklerle donatılmasını destekleyerek öğretmen eğitiminin niteliğini doğrudan artırma potansiyeli taşımaktadır.

Sonuç olarak, THE Eğitim Bilimleri sıralamasında Türk üniversitelerinin sergilediği başarı, yükseköğretimde kalite güvencesi ve araştırma temelli öğretmen yetiştirme anlayışının somut bir çıktısı olarak değerlendirilebilir. Bu başarının sürdürülebilir kılınması, araştırma kültürünün desteklenmesi ve eğitim bilimleri alanının ulusal eğitim hedefleriyle daha güçlü biçimde ilişkilendirilmesiyle mümkün olacaktır. Eğitim bilimlerinde elde edilen bu ivme ve başarı, Türkiye’nin öğretmen yetiştirme nitelik ve kapasitesini güçlendiren, bununla birlikte geleceğin eğitim sistemine yön veren stratejik bir kazanım olarak değerlendirilmektedir.